İşte Kanuni'nin fedaisi Malkoçoğlu
Yine çocuklar için kolları sıvadı
Gamzelerine vuruldu
Eşini arkadaşıyla yakaladı
23 Mayıs 2012 Çarşamba
AK Parti'de yeni darbe korkusu !AK Partili Cemil Çiçek sivil anayasa çalışmaları öncesinde ilginç bir açıklama yaptı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, Başbakan Erdoğan’ın Eylül’de başlayacak Dolmabahçe görüşmelerinin ilk konuğunun STK’lar olduğunu açıkladı. Partilere ve kamuoyuna bir taslak dayatmayacaklarını söyleyen Çelik, darbe tartışmaları için ise “Darbeler dönemi bitti mi çok emin değilim” dedi AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, yeni anayasa için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık edeceği “Dolmabahçe görüşmeleri”nin Eylül ayında başlayacağını açıkladı. Çelik, gündemdeki konulara ilişkin VATAN’ın sorularını yanıtladı: -Partiniz bir komisyonla yeni anayasa çalışmalarına başladı. Süreç nasıl işleyecek? Muhalefet, komisyonun amacını bilmeden tepki gösterdi. Biz, anayasada hangi maddeler olacak bunun üzerinde çalışmıyoruz. Önce konuşacak ekibin dersini çalışması gerekiyor. Arkadaşlarımız bir çok ülkenin anayasasının çevirisini yaptı. Anayasının kodifikasyonu başka bir şey. Maddeleri yazmak tekniktir ve siyasetçi bununla uğraşmaz, uzmanları yapar. Ama bir zihni hazırlığımızın olması gerekiyor. Herkes şundan çok emin olmalı; siyasi partilere ve kamuoyuna bir taslak dayatmayacağız. -Masada kimler olacak? Sadece TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerle değil, parlamento dışı muhalefetle de meseleyi paylaşmak istiyoruz. Ama mesela “yüzde 1 ve üzerinde oy alan siyasi partiler” gibi bir kriter konulabilir. Çünkü çok fazla siyasi parti var. Zihni hazırlığı olan STK’lar var; TÜSİAD, Anayasa Çalışma Grubu, Yeni Anayasa Platformu... Bu insanlar uzun zamandır arazide, halkla görüşüyorlar. Aslında 82 Anayasasıyla ilgili olması ve olmaması gerekenler biliniyor. Bütün bunları muhalefetle, STK’larla üniversitelerle konuşacağız. Dar yuvarlak masa toplantıları yapılabilir. Benim koordine ettiğim Dolmabahçe Buluşmaları oldu biliyorsunuz. Bu dönem o zemini bu amaçla kullanacağız. 50, 100 kişinin katıldığı toplantılar değil de, mesela 20 kişinin katıldığı toplantılar olabilir. -Dolmabahçe’de Başbakan’la kimler öncelikle görüşecek? Anayasa konusunda bugüne kadar çalışma yapmış STK’larla Sayın Başbakan, birinci derecede ilgili olan bakanlarımız ile bürokratlar bir beyin fırtınası yapabilir. Daha önceki toplantılarda ben ‘Şunları davet edelim’ diyordum, Sayın Başbakan önerileri onayladıktan sonra buluşmalar şekilleniyordu. Benim aklımdan geçen, hazırlığı olan STK’larla, çalışma gruplarıyla bir araya gelmenin faydalı olacağıdır. Tabii siyasi partilerle parlamento içinde birlikte bu işi sürdüreceğiz. Kendi mutfağımızda yemeği pişirip, ‘Gelin sizin damak zevkinize uygun yemek hazırladık’ demeyeceğiz. -Tarih belirlendi mi? Eylül’de başlayacak. Sayın Başbakanımızla biraraya geldiğimizde kesin tarihi belirleyeceğiz. -Aklınızda kimlerle görüşüleceğine ilişkin bir liste var mı? Elbette var, ancak önce Sayın Başbakan’la paylaşmam gerekiyor. Uzlaşma Komisyonundaki arkadaşlarımız, bizim oradaki sözcümüz olacaklar. AK Parti zihni hazırlığını yapmak, kamuoyunun nabzını tutmak için herkesin fikrine başvuracaktır. Masaya oturduğumuzda sözcülerimiz aracılığıyla ‘Öyle diyorsunuz ama şu STK veya üniversitenin kanaati budur’ diyebileceğiz. Dolmabahçe Buluşmaları, bu diyolog sürecinin, katılımcı demokratik anlayışın harekete geçirilmesinin unsurlarından birisi olacaktır. - Kaç toplantı planlıyorsunuz? Sayın Başbakanımızın mesaisine bağlı. Bence Anayasa meselesini çok uzatmamak lazım. Yani 1-2 ay değil belki ama 1- 1.5 yılı geçmemesi gerekir, Türkiye’nin başka meseleleri var. - İktidar partisi bu defa ‘tam uzlaşma’ mesajı veriyor ve bu konuda kararlı görünüyor... Ortak akılla hareket etmeye hazırız. Yeter ki küçük hesaplar yapılmasın, peşin hükümlü davranılmasın. ‘Şunlar olmaz’ diye yola çıkmak yerine, Uzlaşma Komisyonu önce ‘olur’larla başlamalı. Mevcut anayasayı önümüze alıp, maddeleri değiştirmekten ziyade, yepyeni bir anayasa hazırlamak istiyoruz. Kısa, öz ve daha kapsayıcı, yönetmeliklere, kanunlara ikincil, üçüncül mevzuata konu olacak şeyleri getirip anayasaya boca etmenin anlamı yok. Diyelim 50 başlıkta toplanacak -bence 50 de çok fazla- 45’inde anlaşırsınız, 5’inde çekince varsa farklı platformlarda konuşulabilir. -Nasıl platformlar? Örneğin liderler düzeyine bırakırsınız. Bu bir karar değil, öneri olarak söylüyorum. Yunus diyor ya, ‘Gelin tanış olalım işi kolay kılalım”... Sonuçta siyasiler de fanidir. Bırakıp gittiğinizde arkanızda hoş bir seda varsa, ‘Ülkemiz için bunu yaptık, bu şeref bize yeter’ denecekse burada herkesin payı olsun. Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|