İşte Kanuni'nin fedaisi Malkoçoğlu
Yine çocuklar için kolları sıvadı
Gamzelerine vuruldu
Eşini arkadaşıyla yakaladı
23 Şubat 2012 Perşembe
Reuters:Türkiye Libya'da siyasi rol almaya çalışıyorBaşlarda eski dostu Muammer Kaddafi'yi terk edip NATO operasyonlarını desteklemekte tereddüt yaşayan Türkiye artık Libya'nın yeniden inşasında başrolü oynuyor. Türkiye milyar dolarlık anlaşmalar yapmak, Kuzey Afrika'da nüfuzunu artırmak istiyor.
Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da yükselen bir diplomatik ve politik güç olan Müslüman Türkiye'nin, Kaddafi ile yakın siyasi ilişkileri vardı. Türk şirketleri geçtiğimiz yıl petrol zengini ülkede yaklaşık 15 milyar dolarlık projeler yürütüyordu.
Geçmişte Kaddafi'nin elinden barış ödülü alan Başbakan Tayyip Erdoğan, şubat ayında NATO'nun Libya'ya müdahalesinin "söz konusu olmadığını" söylemişti. Ancak isyanın yayılmasıyla binlerce Türk'ün projeler tamamlanamadan ülkeyi terk etmesi ve Kaddafi'nin dünyada giderek daha çok dışlanmasıyla Ankara tutumunu değiştirdi. NATO operasyonlarını gönülsüz de olsa destekledi, Kaddafi'yi görevi bırakmaya çağırdı ve asileri Libya'nın yasal hükûmeti olarak tanıdı. Ankara, Libya'nın çoğunu kontrolü altında bulunduran ülkenin yeni sahipleri olan Ulusal Geçiş Konseyine 300 milyon dolar yardımda bulundu. Dün İstanbul'da düzenlenen Lİbya Temas Grubu toplantısında konuşan Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Birleşmiş Milletlerden Libya'nın dondurulmuş varlıklarının yeniden kullanılır hâle getirilmesini ve istikrarlı, müreffeh, demokratik bir Libya için bütün ülkelerin desteğini istedi. Analizciler, Ankara'nın, kendisini Orta Doğu ve Afrika diplomasisinde ön cephelere atarak Arap baharının ardından çıkarlarının peşine düştüğünü belirtiyor. Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'un Türkiye uzmanı Fadi Hakura, "Türkiye, Kaddafi sonrası dönemde Libya'da büyük ticari emellerini güvenceye almak ve Orta Doğu ile Afrika'da vazgeçilmez bir aktör olduğunu göstermek için liderlik rolünü üstleniyor. Libya ekonomik rekabetlere sahne olacak. ABD, Fransa, İtalya ve İngiltere Kaddafi'nin yönetimi bırakması için öncülük ederek çıkarlarını güvenceye aldılar. Ama ticari fırsatlar o kadar çok ki Türkiye de dâhil daha pek çok ülkeye yeter." diye konuştu. Kaddafi'nin 42 yıllık iktidarına son vermek için savaşan asilerin NATO desteğiyle Trablus'a girmelerinin ardından salı günü Bingazi'yi ziyaret eden ilk uluslararası devlet adamı Davutoğlu oldu. Libya'nın Birleşik Arap Emirlikleri Büyükelçisi Arif Ali Nayid, Türkiye'ye övgülerini iletmekte gecikmedi. Türkiye, Kaddafi'nin ülkedeki isyanı bastırma kampanyasına karşı çıkan ülkelerin oluşturduğu Libya Temas Grubunun dönem başkanlığını yapıyor. Nayid, Temas Grubunun İstanbul'daki toplantısında gazetecilere, "Dünya toplumlarının Türkiye'nin verdiği müthiş desteğin izinden gitmelerini bekliyoruz. Türkiye'nin lider rolünün devamını diliyoruz. Türkiye çok harika işler yaptı.'' dedi. --Dostlar ve İş Fırsatları-- Dost ve iş fırsatları kazanma üzerine kurulu dış politikasıyla Türkiye, Orta Doğu ve özellikle Kuzey Afrika'ya hızlı bir giriş yaptı. Avrupa Birliği adayı ve eski bir NATO üyesi olan Türkiye'nin dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olmasını sağlayan bu hamle, Ankara'nın "komşularla sıfır sorun" politikası yürüttüğü bir döneme rastlıyor. Eskiden Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçasıyken 20. yüzyılda İtalya'nın eline geçen Libya'da Türk şirketleri 15,3 milyar dolarlık proje yürütüyor. Ankara, Libya'nın müstakbel hükûmetini hoş tutarken iş adamları da Libya'ya dönmeden önce ortamın sakinleşmesini bekliyor. İş adamları ayrıca Ulusal Geçiş Konseyinin yeniden kullanıma açılan dondurulmuş varlıkları, Türk şirketlerinin alacaklarının tahsilinde kullanmasını umuyor. Türkiye işadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Nur Meral, "Türkiye ülkede aktif bir rol üstlenecek. Türk şirketlerinin savaş mağduru ülkeye dönme ihtimalleri çok yüksek." dedi. Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da Libya'da güvenlik sağlanırsa devlet petrol ve doğal gaz şirketi TPAO'nun Libya'da petrol arama ve üretim çalışmalarına geri dönmesini istediğini belirtti. --Suriye-- Analizciler bölgenin otokratik liderleriyle dostluğunu sürdürürken demokrasi ve Arap baharına destek veren Türkiye'nin dış politikasının önündeki bir diğer sınavın ise Suriye olduğunu söylüyor. Geçtiğimiz yıllarda komşusu Suriye ile yakın siyasi ve ekonomik ilişkiler geliştiren Türkiye, Devlet Başkanı Beşar Esad'ın 11 yıllık iktidarını sona erdirmek isteyen protestoculara karşı uyguladığı şiddetle büyük bir hayal kırıklığına uğradı. İstanbul merkezli Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezinden Sinan Ülgen, "Libya ve Suriye meseleleri, Türkiye'nin komşularla sıfır sorun politikasının açığını gözler önüne serdi. Çünkü komşularla sıfır sorun rejimlerle de sıfır sorun demektir. Türkiye'nin dış politikası bölgedeki ekonomik çıkarlarının esiri oldu ama Suriye söz konusu olduğunda aynı zamanda doğru tarafı da seçmek zorunda kalacak." diye belirtti. Ülgen, Esad’ın şiddete son vermesi için yapılan çağrılara kulak asmamayı sürdürmesi durumunda Türkiye-Suriye ilişkilerinin en kötü noktaya varacağını öngörüyor. Bu ayın başında Esad ile Şam'da bir araya gelen Davutoğlu, Türkiye'nin "son sözünü" söylediğini belirtti. Üst düzey Türk yetkililer, Suriye meselesinin zorlu bir test olacağını söylüyor. Türkiye, ABD ve Avrupa Birliği'nin aksine Esad'a görevi bırakma çağrısı yapmadı. Türkiye, Suriye konusunda Batı ile iş birliği yaparsa Tahran Ankara'nın bu tutumunu ihanet olarak algılayabilir. Venezuella Devlet Başkanı Hugo Chavez dışında bütün ülkeler Kaddafi'yi yalnız bıraktı. Bu da demek oluyor ki Kaddafi ile ilişkileri kesmek kolaydı. Bir yetkili şöyle diyor: "Suriye söz konusu olduğunda durum çok farklı. İranlılar, Suriye'nin bu kadar kolay teslim olmasına izin vermeyecektir." Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|